Katılım Tasarruf Finansman Sistemleri, konut edinimini kolaylaştırmayı hedefleyen önemli bir araç olmakla birlikte, özellikle yüksek tutarlı (5–10 milyon TL bandı) taleplerde kuraya dayalı yapı nedeniyle teslim sürelerinin uzaması; zaman, maliyet ve planlama açısından verimliliği sınırlamaktadır. Düzenli gelire ve güçlü ödeme kabiliyetine sahip bireyler açısından mevcut model, konuta hızlı erişim ihtiyacını karşılamada yeterince esnek bir çözüm sunamamaktadır. Bu durum, konutlaşma hızını düşürmekte ve özellikle ilk konutunu edinmek isteyen çalışan kesimlerin sistemden beklediği faydayı sınırlamaktadır. Bu çerçevede; kamu ve yarı kamu kurumlarında kadrolu çalışanlar başta olmak üzere gelir sürekliliği yüksek, maaş akışı öngörülebilir ve kredi geri ödeme disiplini güçlü bireyler için alternatif ve hızlandırılmış bir finansman modelinin geliştirilmesi önerilmektedir. Modelin temel amacı; konuta erişimi hızlandırmak, planlanabilir ödeme yapıları oluşturmak ve ilk kez konut sahibi olacak kesimler için sürdürülebilir bir finansman ekosistemi kurmaktır. Özellikle ilk evini alacak ve hiç konutu bulunmayan bireylere yönelik olarak 10–15 yıl vadeli, gelir düzeyiyle uyumlu, kademeli ödeme planları sunulması; başlangıçta düşük taksit, ilerleyen dönemlerde artan ödeme modeliyle finansal yükün dengelenmesi önerilmektedir. Kuraya dayalı teslim yerine, puanlama ve gelir istikrarı esaslı önceliklendirme mekanizmalarıyla teslim sürelerinin kısaltılması hedeflenmelidir. Bu yaklaşım; ilk konut edinimini hızlandıran, konut arz-talep dengesini destekleyen ve çalışan nüfusun barınma ihtiyacına çözüm üreten, hızlı konutlaşmayı teşvik eden stratejik bir sosyal finansman modeli olarak konumlandırılmalıdır.
Para etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Para etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Şubat 2026
13 Şubat 2026
Koleksiyonluk Yabancı Kağıt Paralar: Vietnam, Lübnan, Suriye ve İran Banknotları
Koleksiyon Paralar, yalnızca ekonomik dolaşım araçları değil; aynı zamanda ait oldukları dönemin siyasal atmosferini, kültürel kodlarını ve tasarım anlayışını yansıtan somut tarih belgeleridir. Her bir banknot; basıldığı yılın ekonomik koşullarını, devlet otoritesinin görsel dilini ve toplumsal hafızayı üzerinde taşıyan bir anlatı nesnesi olarak değerlendirilir. Bu nedenle numismatik perspektiften bakıldığında kağıt paralar, sadece birer ödeme aracı değil, mikro ölçekte tarihsel veri seti sunan koleksiyon objeleridir. Bir banknotun koleksiyon değeri; nadirlik, basım yılı, dolaşım süresi, korunma durumu ve üretici merkez bankasının para politikası gibi birçok parametrenin kesişimiyle oluşur. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde basılmış ve belirli dönemleri temsil eden kağıt paralar, ekonomik dönüşümlerin izini taşıdığı için koleksiyonerler açısından ayrı bir kategori oluşturur. Bu paralar; bazen bir lider portresi, bazen mimari bir yapı, bazen de ideolojik bir sembol aracılığıyla ait oldukları ülkenin kimliğini görsel olarak aktarır. Asya ve Orta Doğu coğrafyasına ait banknotlar, son kırk yılda yaşanan politik ve ekonomik kırılmalar nedeniyle koleksiyon dünyasında dikkat çeken bir segment haline gelmiştir. Vietnam, Lübnan, Suriye ve İran gibi ülkelerin para birimleri; hem tasarım dili hem de temsil ettiği tarihsel arka plan bakımından güçlü bir hikâye sunar. Bu yazıda yer alan banknotlar, farklı merkez bankaları tarafından farklı yıllarda basılmış, çeşitli değerlerde ve temsili unsurlarda üretilmiş örneklerdir. Her biri, ait olduğu ülkenin ekonomik yapısını, ideolojik yönelimini ve kültürel mirasını yansıtan özgün koleksiyon parçaları olarak değerlendirilebilir. Aşağıda dört farklı eski para birimine ait görselleri ve açıklamaları paylaştım. Yeni koleksiyon parçaları edindikçe Antika ve koleksiyon kategorilerinde içerik üretmeye ve sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Categories:
Antika,
Koleksiyon,
Para
3 Şubat 2026
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES): Geleceğin Finansal Mimarisi ve BES Fonları
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), bireylerin emeklilik yaşamlarında ekonomik konforu sürdürebilmeleri için devlet ve piyasa mekanizmalarının entegre edildiği stratejik bir tasarruf ve yatırım aracıdır. Türkiye’de gönüllü bazda işleyen bu sistemde katılımcıların düzenli olarak yaptıkları katkı payları, profesyonel portföy yönetimi ile değerlendirilirken devlet destekli teşvik mekanizması sayesinde birikim daha etkin büyür. 01 Ocak 2026’dan itibaren devlet katkısı, bireysel emeklilik hesabına yatırılan katkı paylarının %20’si olarak uygulanmaktadır; yatırdığınız 100 TL için devletten 20 TL ek katkı yatarak toplam birikiminizi artırır. Sistem, yalnızca bireysel birikim değil aynı zamanda makroekonomik bir tasarruf kültürü inşa etme hedefiyle tasarlanmıştır. BES’e dahil olan katılımcıların fonları çeşitli emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilir; piyasadaki farklı risk ve getiri profillerine göre fon seçimi yapabilirsiniz. Bu bağlamda, Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS), katılımcıların farklı emeklilik şirketleri tarafından sunulan fonlara erişimini sağlayan merkezi bir dijital altyapı sunar. BEFAS sayesinde sadece kendi şirketinizin fonlarına değil, diğer emeklilik fonlarının portföylerine de yatırım yapma esnekliğine sahip olursunuz. BES’in avantajlarından tam verim almak için sistemde en az 10 yıl kalmak kritik önemdedir. Dahası, emeklilik hakkı elde edip devlet katkısını %100 almak için hem bu 10 yıllık süreyi tamamlamalı hem de 56 yaşını doldurmalısınız. Bu yapısal süre kriteri hem birikimlerin finansal büyümesini optimize eder hem de uzun vadeli finansal güvenceyi destekler. BES’ten erken çıkışlarda ise %15 stopaj uygulanması, sistemin uzun vadeli kalıcılığı teşvik eden yapısının bir parçasıdır. Buna karşılık kurum katkılı BES modelleri, çalışanın ödediği prim kadar işveren katkısı sunarak fiilen “çifte birikim” yaratır ve toplam getiri potansiyelini anlamlı ölçüde yukarı taşır. BES ile ilgili bu genel bilgileri verdikten sonra, kısa kısa bazı ipuçlarını sizlerle paylaşmak isterim.
20 Ocak 2026
Gelir ve Yaşam Kalitesi Piramidi & Türkiye’de Gelir Sınıfları
Gelir sınıfları çoğu zaman “ne kadar kazanıyorum?” sorusuna indirgenir; oysa büyük resim, gelirin yanında birikmiş varlıklar, harcama esnekliği, borç/gelir oranı, beklenmedik şoklara dayanıklılık ve yaşam kalitesi göstergelerinin birleşimidir. Bu yazı dizisinde “Gelir ve Yaşam Kalitesi Piramidi” perspektifiyle, en alttaki aşırı yoksulluktan en üstteki milyarder segmentine kadar uzanan katmanları Türkiye gerçekliğine tercüme edeceğim. Çünkü aynı maaşı alan iki kişi arasında bile barınma güvenliği (kira mı, mülk mü), finansal tampon (kaç aylık gideri karşılayan nakit), sigorta ve emeklilik hakları, çocukların eğitim bütçesi ve hatta tatil tercihleri dramatik biçimde farklılaşır. Piramidin alt katmanları hayatta kalma ve temel ihtiyaçları yönetme odağındayken, orta sınıfta gündem “stabilite ve öngörülebilirlik” olur; üst orta sınıfta ise portföy çeşitlendirme, nitelikli yatırımcı eşiği, premium hizmetlere erişim ve yaşam tarzı optimizasyonu devreye girer. Daha yukarıda varlıklı, ultra zengin ve milyoner katmanlarında ise konu artık gelirden çok varlık yönetimi, vergi ve miras planlaması, kurumsal yapılandırma ve sermaye verimliliğidir. Bu çerçeve sana sadece “hangi sınıftayım?” cevabını değil, bir üst segmente geçmek için hangi kaldıraçlara odaklanman gerektiğini de gösterecek: önce gelir istikrarı, sonra borç disiplini, sonra varlık birikimi ve en sonda ölçeklenebilir gelir kaynakları. Devam eden bölümlerde her katmanı kriterlerle açacağım: alt katmanlarda temel ihtiyaç, alt orta sınıfta acil durum fonu, orta sınıfta mülkiyet ve düzenli yatırım, üst orta sınıfta ise likidite yönetimi ve portföy çeşitlendirme. Okurken kendine şu KPI’ları sor: Gelirim kaç kaynaktan geliyor, giderlerimin yüzde kaçı zorunlu, kaç aylık acil durum fonum var, net servetim artıyor mu ve bugün işi kaybetsem kaç gün “operasyonel” kalabilirim? Bu cevaplar, piramitteki yerini anlamak için yeterlidir.
Categories:
Article,
Government,
Para,
Zengin
17 Ocak 2026
2026 Hanehalkı Giderleri: Su, Elektrik, Doğalgaz, İnternet ve Genel Geçim Analizi
2026 yılı, hanehalkı bütçelerinde konutla ilişkilendirilen sabit giderlerin seyri açısından kritik bir dönem olarak öne çıkıyor. Bir önceki yılın 2025 ev fatura geçim tablosu temel gider kalemlerinde (su, elektrik, doğalgaz, internet) aile bütçelerine yansıyan yükleri kapsamlı biçimde ortaya koymuştu; bu yıl ise hem tarifelerdeki düzenlemeler hem de ekonomik göstergelerdeki gelişmeler ayrı bir dikkat ve analiz gerektiriyor. Enerji piyasasında 2026 itibarıyla elektrik ve doğalgazla ilgili yeni tarife ve bedel düzenlemeleri Resmî Gazete’de yayımlandı; buna göre sayaç kontrol, güvence ve kesme-bağlama bedelleri gibi konut maliyetlerine doğrudan etki eden unsurlar yeniden belirlenmiş durumda. Ayrıca doğal gaz dağıtım şirketleri için uygulanan bağlantı ve hizmet bedellerinin üst sınırları artırıldı; bu da konut kullanıcıları için sabit maliyetleri yükselten bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Öte yandan enerji sektöründe, elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yönelik zam sinyalleri kulislerde yoğun şekilde tartışılıyor. Spot piyasadaki tavana ilişkin değişiklik beklentileri ve üretici maliyet baskısı, önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarının seyrine dair belirsizliği artırıyor. Bu gelişmelerin toplam etkisi, yalnızca aylık fatura rakamlarının yükselmesiyle sınırlı kalmayacak; hanehalkı tasarruf stratejileri, tüketim alışkanlıkları ve uzun vadeli bütçe planlamaları üzerinde de dönüştürücü bir etki yaratacak. Bu yazıda, 2026 konut faturalarına ilişkin güncel tarifeleri, zam gelişmelerini ve genel ekonomik bağlamı somut veriler ışığında masaya yatırıyor; sürdürülebilir tüketim modelleri ile tasarruf odaklı politika önerilerini de ele alıyoruz. Aşağıda, 2026 yılına ilişkin önemli gelişmeleri, zam haberlerini, fatura düzenlemelerini ve öne çıkan ekonomik başlıkları periyodik olarak paylaşmayı planlıyorum. 2026 boyunca güncellenecek bu makaleyi takip etmeyi unutmayın.
Categories:
AliExpress,
BES,
Bireysel-Emeklilik,
Elektrik,
Evlilik,
Fatura,
IGDAS,
ISKI,
Para,
Telefon,
TEMU,
TTNET,
TurkTelekom
10 Ocak 2026
Kıymetli Madenler ve Nadir Elementler Fonları & OYAK, Kuveyt Türk ve TEB Portföyleri
Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler, enflasyon baskısı ve teknolojik dönüşüm süreci; yatırımcıların portföylerini yalnızca geleneksel varlıklarla değil, kıymetli madenler ve endüstriyel metaller ile de çeşitlendirmesini zorunlu kılıyor. Altın ve gümüş gibi güvenli liman varlıklarının yanı sıra; paladyum, platin ve bakır gibi sanayi üretiminin bel kemiği olan metaller, günümüzde yatırım fonları aracılığıyla erişilebilir hale gelmiş durumda. TEFAS çatısı altında sunulan kıymetli madenler ve nadir elementler fonları, yatırımcılara fiziki saklama, alım-satım spread’i ve likidite gibi operasyonel risklere girmeden bu varlıklara yatırım yapma imkânı tanıyor. Bu fonlar genellikle altın ve gümüş ağırlıklı olmakla birlikte, otomotiv, savunma sanayi, yenilenebilir enerji ve yarı iletken sektörlerinde kritik rol oynayan platin, paladyum ve bakır gibi metalleri de portföylerine dâhil edebiliyor. Türkiye’de bu alanda öne çıkan portföy yönetim şirketleri arasında OYAK Portföy, Kuveyt Türk Portföy ve TEB Portföy yer alıyor. Bu kurumların TEFAS’ta işlem gören fonları, yatırımcılara hem emtia bazlı fiyat hareketlerinden faydalanma hem de profesyonel portföy yönetimi avantajı sunuyor. Özellikle altın ve gümüş fonları, düşük volatilite arayan yatırımcılar için portföy dengeleyici bir rol üstlenirken; endüstriyel metal ağırlığı yüksek fonlar daha büyüme odaklı bir strateji sunabiliyor. Bu yazı kapsamında, söz konusu üç portföy yönetim şirketinin en popüler TEFAS fonları incelenerek; fonların yatırım temaları, risk seviyeleri ve hangi yatırımcı profiline daha uygun oldukları ele alınacaktır. Amaç, yatırımcılara tek bir varlığa bağlı kalmadan, hem güvenli liman hem de sanayi odaklı metalleri içeren dengeli bir emtia perspektifi kazandırmaktır. Kıymetli madenler ve nadir elementler fonları, orta ve uzun vadeli düşünen yatırımcılar için portföy çeşitlendirmesinde stratejik bir araç olmaya devam etmektedir.
8 Ocak 2026
2026 Perspektifinde Gümüş (XAG): Fiyat Keşfi, Senaryolar ve TEFAS Fonları, Yatırım Araçları
2025 yılı itibarıyla gümüş, yalnızca değerli bir metal değil; aynı zamanda küresel enerji dönüşümünün ve sanayi talebinin merkezinde yer alan stratejik bir emtia hâline gelmiştir. Özellikle güneş enerjisi, elektrikli araçlar, savunma sanayii ve yarı iletken teknolojilerinde artan kullanım alanları, gümüşü klasik “koruma varlığı” tanımının ötesine taşımaktadır. Bu yapısal dönüşüm, 2026 yılına ilişkin fiyat beklentilerinin de daha rasyonel ve yukarı yönlü bir çerçevede ele alınmasını gerektirmektedir. Mevcut veriler ve makro senaryolar ışığında gümüş için 2026 baz senaryosu 65–85 USD bandı olarak öne çıkmaktadır. Bu aralık, piyasanın sindirebileceği ve sürdürülebilir talep ile desteklenen bir fiyatlama alanını ifade etmektedir. İkinci olası senaryoda ise gümüşün 85–95 USD bandına, yani fiyat keşfi bölgesine geçici olarak temas etmesi mümkündür. Ancak 100 USD üzeri seviyeler, 2026 yılı için daha düşük olasılıklı ve güçlü makro katalizörler gerektiren bir senaryo olarak değerlendirilmelidir. En olası görünüm, 80–85 USD bandında denge oluşması ve uygun koşullarda 90 USD seviyesinin test edilmesidir.
5 Ocak 2026
Para Piyasası Fonları (PPF) Nedir? TEFAS Üzerinden Fon Seçimi ve Stratejik İpuçları
Yüksek enflasyon ve dalgalı faiz ortamında, yatırımcıların nakit yönetimi ve kısa vadeli getiri optimizasyonu her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Bu noktada Para Piyasası Fonları (PPF), klasik vadeli mevduata güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Özellikle TEFAS üzerinden erişilebilen PPF’ler, likidite, şeffaflık ve rekabetçi getiri açısından dikkat çekici bir konumdadır. PPF’ler ağırlıklı olarak ters repo, devlet iç borçlanma senetleri, BIST repo piyasası işlemleri ve kısa vadeli kamu kağıtları gibi düşük riskli enstrümanlara yatırım yapar. Bu yapı sayesinde fiyat oynaklığı son derece sınırlıdır ve yatırımcılar için sermaye korunumu ön plandadır. Fonlar günlük olarak fiyatlanır ve çoğu PPF’te T+0 veya T+1 valörle nakde dönüş mümkündür. Bu yönüyle, mevduata kıyasla operasyonel esneklik sağlar. Klasik vadeli mevduatta getiri, vade boyunca sabitlenirken; PPF’lerde getiri piyasa faizlerine paralel olarak dinamik şekilde güncellenir. Faiz artış dönemlerinde PPF’ler hızlı uyum sağlarken, mevduatta erken çıkış çoğu zaman faiz kaybı anlamına gelir. Ayrıca bankalar arası faiz farklılıkları nedeniyle mevduatta pazarlık gücü gerekirken, PPF’lerde profesyonel portföy yönetimi bu süreci yatırımcı adına üstlenir. Vergisel boyut da karar sürecinde önemlidir. Güncel düzenlemeye göre hem PPF’ler hem de mevduat getirileri %17,5 stopaj oranına tabidir. Bu nedenle vergi avantajı açısından taraflar eşitlenmiş durumdadır. Ancak PPF’lerde bileşik getiri etkisi ve günlük nemalanma, net performansı mevduata kıyasla daha rekabetçi hale getirebilmektedir. PPF’ler seçilirken; fon büyüklüğü, geçmiş istikrarlı performans, düşük yönetim gideri ve güçlü portföy yöneticisi gibi kriterler öne çıkarılmalıdır. Özellikle yüksek hacimli ve uzun süredir piyasada olan PPF’ler, nakit park etme stratejisi için kurumsal yatırımcıların da tercih ettiği araçlardır.
26 Aralık 2025
Borsa İstanbul Aracı Kurumları (Burgan Trade, İş Yatırım, Midas), BIST Hisseleri, Halka Arzlar ve TEFAS Fonları
23 Aralık 2025
Yeni Nitelikli Yatırımcı Limiti, TEFAS Yatırım Fonları ve Türkiye’deki Maaş Dağılımı (YATIRIM 5)
Türkiye’de gelir dağılımı, sermaye birikimi ve yatırımcı profili arasındaki makas 2025 yılı itibarıyla daha da belirginleşmiş durumdadır. Sabit maaşla çalışanlar arasında net aylık 100.000 TL ve üzeri gelir elde edenlerin oranının yalnızca %1 seviyesinde kalması, buna karşılık küresel ölçekte günlük net 125 dolar (aylık yaklaşık 4.000 dolar / 171 bin TL) kazanan bireylerin dünyanın en zengin %1’lik kesimine dahil edilmesi, gelirin değil birikmiş sermayenin asıl ayrıştırıcı unsur olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır. Bu tabloya; anonim şirketler ve büyük ölçekli kurumlarda yönetim kurulu üyeleri ile genel müdürlere ödenen “huzur hakkı” gibi ek gelirler ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun nitelikli yatırımcı tanımında limiti 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye yükseltmesi eklendiğinde, Türkiye’de yatırım ekosisteminin artık daha seçkin, daha dar ve daha yüksek sermaye eşiğine dayalı bir yapıya evrildiği görülmektedir. Bu yeni dönemde yatırımcılar, yalnızca gelirleriyle değil; likidite gücü, finansal yetkinlikleri ve erişebildikleri yatırım araçlarıyla birbirlerinden ayrışmaktadır. Bu yazıda, yukarıda belirtilen tüm konulara maddeler halinde değinilecektir.
11 Aralık 2025
Katılım Tasarruf Finansman Sistemi: 2025 Pazar Dinamikleri, Maliyet Analizi ve Geleneksel Bankacılıkla Kıyaslama
Türkiye’de özellikle yüksek konut fiyatlarının ulaştığı seviyeler, finansman yöntemlerini yeniden gündeme taşımış durumda. Geleneksel bankacılık modelleri yüksek faiz oranları ile tüketiciyi zorlayınca, alternatif bir çözüm olarak Katılım Tasarruf Finansman Sistemleri daha görünür hale geldi. Bu model, faizsiz ve toplu tasarrufa dayalı bir finansman mekanizması sunarak özellikle uzun vadeli konut ve araç ediniminde tercih ediliyor. Bu yazıda; Emlak Katılım Tasarruf Finansman, Eminevim ve Sinpaş Yapı Tasarruf Sandığı gibi kurumların uyguladığı modelin teknik yapısını, maliyet analizini ve bankacılık faizleri ile karşılaştırmalı değerlendirmesini ele alıyorum.
Categories:
Banka,
Faiz,
Gayrimenkul,
Investing,
Para
Burgan Bank ON Plus Aidatsız Kredi Kartı İncelemesi: Dijital Bankacılıkta Yeni Nesil Cashback Deneyimi
Burgan Bank tarafından sunulan ON Plus Dijital Bankacılık Kredi Kartı, günümüzün dijital finans beklentilerine uygun olarak geliştirilmiş aidatsız ve cashback odaklı bir ödeme aracı olarak öne çıkıyor. Burgan Bank, küresel ölçekte faaliyet gösteren bir finans kurumu olarak bireysel bankacılık ürünlerini dijitalleştirirken, bu kart ile yıllık üyelik ücreti veya aidat talep etmeden ödeme kolaylığı sağlıyor; böylece kullanıcılar gizli maliyetlerle karşılaşmadan kart avantajlarından yararlanabiliyor. Kartın en dikkat çeken özelliklerinden biri, çeşitli kategorilerde nakit iade (cashback) fırsatları sunmasıdır. Otomatik fatura ödeme talimatı veren kart sahipleri belirli limitlere kadar geri ödeme kazanabiliyor, market, akaryakıt ve restoran gibi sektörlerde de kampanyalarla ek iade fırsatlarıyla harcamalarını optimize edebiliyorlar. Bu yaklaşım, özellikle düzenli giderlerini kontrol altında tutmak isteyen kullanıcılar için önemli tasarruf fırsatları yaratıyor. ON Plus kredi kartı, temassız ödeme ve sanal kart desteği gibi modern ödeme teknolojilerine sahip olurken, dijital bankacılık platformu üzerinden kredi kartı başvurusu ve yönetimini hızlı ve güvenli bir şekilde yapma imkânı sunuyor. Burgan Bank’ın mobil uygulaması ve internet bankacılığı üzerinden kart ayrıntılarına erişim, harcama takibi ve avantaj programlarına katılım süreçleri de kolaylaştırılmıştır. Genel olarak, aidatsız yapısı ve cashback merkezli fırsat programlarıyla bu kredi kartı, dijital bankacılığı benimseyen ve harcamalarından doğrudan geri dönüş almak isteyen kullanıcılar için cazip bir alternatif olarak değerlendirilebilir.
Categories:
Burgan-Bank,
Cashback,
Fatura,
Para
20 Kasım 2025
Para, Bankalar ve Borsa: Yatırım Fonları, Bankalar ve Tera Portföy Analizi (YATIRIM 4)
Finans dünyasında dengelerin yeniden şekillendiği bu dönemde, bireysel yatırımcılar için doğru strateji belirlemek her zamankinden daha kritik. BIST 30 hisseleri, yüksek likidite ve güçlü kurumsal yapısıyla portföylerin belkemiğini oluştururken; yatırım fonları ekonomik belirsizliklerde çeşitlendirme imkânı sunuyor. Katılım fonları, faiz hassasiyeti olan yatırımcılar için etik ve istikrarlı bir alternatif sağlarken; altın fonları, global risklere karşı bir sığınak görevinde. Şemsiye fonlar ise birden fazla alt fon arasında esnek geçiş imkânı vererek sermayeyi hızlıca yeniden konumlandırma avantajı sağlıyor. Ancak Türkiye’nin varlık yönetimi alanında tartışmasız en dikkat çeken olayı, Tera Portföy’ün SPK tarafından aldığı ceza ve “vişne operasyonu” iddiaları oldu. Mevcut suçlamalar, fon yöneticilerinin portföyleri şeffaflık ve yatırımcı çıkarı yerine manipülatif şekilde yönlendirdiği yönünde. Bu durum, yatırımcı güvenini sarstığı gibi tüm fon sektörü için bir dönüm noktası olabilir. Bu makalede, BIST 30 hisselerinin yatırım potansiyelini, farklı fon tiplerinin risk ve fırsatlarını ve Tera Portföy skandalının finansal ekosisteme etkilerini derinlemesine irdeleyeceğiz. Yatırım kararlarınıza yön verirken hem geleneksel enstrümanları hem de güncel regülasyon tartışmalarını göz önünde bulundurmak önem taşıyor. “YATIRIM 4” başlıklı dördüncü yazımla, gelin piyasaya maddeler halinde kısaca göz atalım ve önemli noktaları sizlerle paylaşayım. Yatırım üzerine hazırladığım tüm içerikleri takip etmek için sitedeki “Investing” kategorisini izlemeniz yeterli olacaktır.
19 Kasım 2025
Oto Konfor Araç İç ve Dış Oto Yıkama Hizmeti (Vodafone Red Mobil Kampanyası)
12 Kasım 2025
Dijital Çağın Yeni Pazarı: İnternette Kupon, Çek ve Promosyon Kodlarının Yükselişi ve Güncel Kuponlar
PAPEL: Yeni Nesil Ödeme Sistemi ve Cashback Devrimi (Lisansı İptal Edildi)
2 Ekim 2025
Özel Kurum Çalışanlarının Maaşları ve Şirket Yan Hakları (Beyaz Yaka)
Günümüzde özel kurumlarda çalışan beyaz yaka personelin maaş politikaları ve yan hakları, sadece iş seçiminde değil aynı zamanda kariyer planlamasında da belirleyici bir faktör haline gelmiştir. Artık çalışanlar için maaş tek başına yeterli görülmemekte, sunulan ek faydalar ve sosyal haklar da en az maaş kadar önem taşımaktadır. Şirketlerin çalışanlarını elde tutma stratejilerinde maaşların yanında sağlık sigortası, yemek kartı, ulaşım desteği, prim sistemi ve esnek çalışma imkânları öne çıkmaktadır. Beyaz yaka çalışanlar için maaş seviyeleri; sektör, şirketin büyüklüğü, pozisyonun niteliği ve kişinin deneyimine göre değişkenlik göstermektedir. Örneğin, teknoloji ve finans sektörlerinde maaşlar ortalamanın üzerinde seyrederken, üretim veya hizmet sektörlerinde daha dengeli bir dağılım söz konusudur. Bunun yanında yan haklar, çalışanların yaşam kalitesine doğrudan etki ettiği için, çoğu zaman maaş farklarının önüne geçebilmektedir. Özellikle son yıllarda popüler hale gelen hibrit veya uzaktan çalışma seçenekleri, çalışanların iş-yaşam dengesini korumasına katkı sağlamaktadır. Ayrıca şirket içi eğitimler, kariyer gelişim destekleri ve performansa bağlı bonuslar, beyaz yakalıların motivasyonunu artıran unsurlar arasında yer almaktadır. Kısacası, özel kurum çalışanları için "Maaş + Yan Haklar" formülü artık bir bütün olarak değerlendirilmekte; sadece maddi değil, aynı zamanda sosyal ve kişisel ihtiyaçlara da cevap verebilen iş koşulları tercih edilmektedir. Bende bu yazımda sizlere sektörde çalışan Beyaz Yaka çalışanlarının yararlandığı yan haklardan bahsedeceğim. Maaşlar konusunda ise iki ve üç haneli maaşlar kıdem, çalışma yılı ve tecrübeye göre değişkenlik göstermektedir. Günümüzde ise çalışma hayatında yoğun olarak Y ve Z jenerasyonları şu an aktif şekilde çalışmaktadır. X kuşağının ise çoğu üst düzey yönetici veya emekli olarak hayatlarını sürdürmektedir. Ana yüklenici kuşak ise Y kuşağıdır.
Categories:
Article,
Bireysel-Emeklilik,
MultiSport,
Para,
Remote-Working,
SBM,
SGK,
Sigorta
22 Nisan 2025
Kırık Vadeli Mevduat Hesap Nedir? Banka Mevduat Faizleri ve Banka İncelemeleri (YATIRIM 3)
Yatırım konusunda siz okurlarımı bilgilendirme amaçlı ara ara yazılar yazıyorum. Daha önce YATIRIM 2 adı verdiğim bir makalemde yüksek faiz veren bankaları paylaşmıştım. Bu bankalardan bazıları müşteriyi kandırmadan direkt faiz oranı neyse stopaj, gelir vergisi gibi kesintiler ile birlikte size net kazancınızı hesaplayıp paylaşıyordu. Bazı bankalar ise belli bir mevduat oranına fazladan faiz oranı veriyormuş gibi gözüküp o mevduatın hepsine faiz işletmiyor ve bir nevi müşteri kandırmaca veya faiz pazarlama reklamı yapıyordu. Bu bankaları IN ve OUT şeklinde sıralamıştım. Üçüncü olan bu makalemde aynı sırayı buraya alarak buradan güncel şekilde yayınlamaya karar verdim. Dediğim gibi bazı bankalar örneğin 100 bin TL mevduatınız var ve bu mevduata şu kadar yüksek faiz veriyoruz diyor fakat açıklamada 10 bin TL civarını faize sokmuyoruz demiyor. Onu açıklama kısmında bilgilendirme olarak size söylüyor. Bu gibi faiz pazarlama reklamı yapan bankaları ben OUT listeme alıyorum. Birde hoş geldin faizleri ilk üç veya birkaç ay geçerli olup sonrasında puanın düşmesi artık alışılmış bir davranış olup yeni bir bankada mevduat değerlendirirken üç ay sonra neden faiz oranım düştü demeyin bunu çoğu banka yapıyor zaten. Hazır faiz başlığı konusu açılmışken hassas bir konuya da yazı sonunda değineceğim. Bankaların enflasyon karşısında sizlere sunduğu yasal faiz dinen yasak (Haram) mı? Sorusu birçok kişi tarafından sorulan ve her defasında muallakta kalan bir konudur. Bu konu biraz inanç ve sisteme bakış açısı ile ilgili olduğu için herkesin görüşü farklı olabiliyor. Bu yüzden kesin cevap şudur demek bazen zor olabiliyor. Bu hassasiyete de değindikten sonra isterseniz kırık vadeli mevduat hesabı nedir ile makalemize başlayalım.
8 Şubat 2025
Para ve Ekonomi: Hesap Bakım Ücreti Alan Bankalar, Döviz Biriktirmek, Özel Bankacılık ve Burjuva Kazancı (YATIRIM 2)
11 Ocak 2025
2025 Ev Faturaları, Su, Elektrik, Doğalgaz, İnternet Giderleri ve Genel Geçim Tablosu
Bir önceki yazımda 2024 yılı için tüm ev faturaları ve genel geçim tablosunu özetleyecek bilgiler vermiştim. 2025 yılı için bu makalede yine aynı şekilde İstanbul için aylık elektrik, su, Doğalgaz, İnternet faturalarını sizlerle paylaşacağım. Sadece aylık faturalar değil diğer başka harcamalar ve evinizde tasarrufa gidebileceğiniz öğrendiğim pratik yöntemlerde ayrıca yazıma ekleyeceğim. Yılın ilk çeyreği Devlet, Doğalgaz ve elektrik faturalarına zam gelmeyeceğini açıkladı. Su faturasını ise özerk yönetim olan belediyeler belirlediği için su zamları belki gelebilir. 2025 yılı zamlarla birlikte biraz zor bir yıl olacak gibi görünüyor. Hükümet 2025 yılı için Asgari ücrete %30 zam yaptı ve bu zam tüm yıl geçerli olup yılın yarısında ekstra bir zam gelmeyecektir. 2025 Asgari ücret ise Net 22.104,67 TL oldu. Memur ve memur emeklisine daha düşük bir zam oranı yapıldı fakat enflasyon ve kira zamları %30 oranından daha fazla olduğu için vatandaşın bu yılı geçirmesi biraz zor gibi gözüküyor. Genel olarak faturalara bakınca en çok gelen her zamanki gibi Doğalgaz faturasıdır. Su ve elektrik faturaları yoğun kullanımda olsa bile o kadar göze batmıyor. Fakat Doğalgaz faturasının bu kadar gereksiz pahalı olması bence Türkiye için bir sorun. Barınma ihtiyacı gibi ısı ihtiyacının da hanelere uygun fiyatlı ve kolay ulaşılmasını sağlayabilse çok güzel olurdu. Bu yazımda geçen yazımda olmayan kira oranlarından da ayrıca bahsedeceğim. Bir hanenin bence en büyük gideri kira olup barınma sorunu olmayanlar için geçim gerçekten daha kolay ve stressiz. İnanın faturalar ve diğer ufak giderler o kadar göze batmıyor fakat kira gideri gerçekten aileler için büyük derttir. Her ailenin mutlaka ev sahibi olmasını temenni ederim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



















