Fon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2026

Kıymetli Madenler ve Nadir Elementler Fonları & OYAK, Kuveyt Türk ve TEB Portföyleri

Hiç yorum yok:
Kıymetli Madenler ve Nadir Elementler Fonları

Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler, enflasyon baskısı ve teknolojik dönüşüm süreci; yatırımcıların portföylerini yalnızca geleneksel varlıklarla değil, kıymetli madenler ve endüstriyel metaller ile de çeşitlendirmesini zorunlu kılıyor. Altın ve gümüş gibi güvenli liman varlıklarının yanı sıra; paladyum, platin ve bakır gibi sanayi üretiminin bel kemiği olan metaller, günümüzde yatırım fonları aracılığıyla erişilebilir hale gelmiş durumda. TEFAS çatısı altında sunulan kıymetli madenler ve nadir elementler fonları, yatırımcılara fiziki saklama, alım-satım spread’i ve likidite gibi operasyonel risklere girmeden bu varlıklara yatırım yapma imkânı tanıyor. Bu fonlar genellikle altın ve gümüş ağırlıklı olmakla birlikte, otomotiv, savunma sanayi, yenilenebilir enerji ve yarı iletken sektörlerinde kritik rol oynayan platin, paladyum ve bakır gibi metalleri de portföylerine dâhil edebiliyor. Türkiye’de bu alanda öne çıkan portföy yönetim şirketleri arasında OYAK Portföy, Kuveyt Türk Portföy ve TEB Portföy yer alıyor. Bu kurumların TEFAS’ta işlem gören fonları, yatırımcılara hem emtia bazlı fiyat hareketlerinden faydalanma hem de profesyonel portföy yönetimi avantajı sunuyor. Özellikle altın ve gümüş fonları, düşük volatilite arayan yatırımcılar için portföy dengeleyici bir rol üstlenirken; endüstriyel metal ağırlığı yüksek fonlar daha büyüme odaklı bir strateji sunabiliyor. Bu yazı kapsamında, söz konusu üç portföy yönetim şirketinin en popüler TEFAS fonları incelenerek; fonların yatırım temaları, risk seviyeleri ve hangi yatırımcı profiline daha uygun oldukları ele alınacaktır. Amaç, yatırımcılara tek bir varlığa bağlı kalmadan, hem güvenli liman hem de sanayi odaklı metalleri içeren dengeli bir emtia perspektifi kazandırmaktır. Kıymetli madenler ve nadir elementler fonları, orta ve uzun vadeli düşünen yatırımcılar için portföy çeşitlendirmesinde stratejik bir araç olmaya devam etmektedir.

8 Ocak 2026

2026 Perspektifinde Gümüş (XAG): Fiyat Keşfi, Senaryolar ve TEFAS Fonları, Yatırım Araçları

Hiç yorum yok:
2026 Perspektifinde Gümüş (XAG)

2025 yılı itibarıyla gümüş, yalnızca değerli bir metal değil; aynı zamanda küresel enerji dönüşümünün ve sanayi talebinin merkezinde yer alan stratejik bir emtia hâline gelmiştir. Özellikle güneş enerjisi, elektrikli araçlar, savunma sanayii ve yarı iletken teknolojilerinde artan kullanım alanları, gümüşü klasik “koruma varlığı” tanımının ötesine taşımaktadır. Bu yapısal dönüşüm, 2026 yılına ilişkin fiyat beklentilerinin de daha rasyonel ve yukarı yönlü bir çerçevede ele alınmasını gerektirmektedir. Mevcut veriler ve makro senaryolar ışığında gümüş için 2026 baz senaryosu 65–85 USD bandı olarak öne çıkmaktadır. Bu aralık, piyasanın sindirebileceği ve sürdürülebilir talep ile desteklenen bir fiyatlama alanını ifade etmektedir. İkinci olası senaryoda ise gümüşün 85–95 USD bandına, yani fiyat keşfi bölgesine geçici olarak temas etmesi mümkündür. Ancak 100 USD üzeri seviyeler, 2026 yılı için daha düşük olasılıklı ve güçlü makro katalizörler gerektiren bir senaryo olarak değerlendirilmelidir. En olası görünüm, 80–85 USD bandında denge oluşması ve uygun koşullarda 90 USD seviyesinin test edilmesidir.

5 Ocak 2026

Para Piyasası Fonları (PPF) Nedir? TEFAS Üzerinden Fon Seçimi ve Stratejik İpuçları

Hiç yorum yok:
Para Piyasası Fonları (PPF)

Yüksek enflasyon ve dalgalı faiz ortamında, yatırımcıların nakit yönetimi ve kısa vadeli getiri optimizasyonu her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Bu noktada Para Piyasası Fonları (PPF), klasik vadeli mevduata güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Özellikle TEFAS üzerinden erişilebilen PPF’ler, likidite, şeffaflık ve rekabetçi getiri açısından dikkat çekici bir konumdadır. PPF’ler ağırlıklı olarak ters repo, devlet iç borçlanma senetleri, BIST repo piyasası işlemleri ve kısa vadeli kamu kağıtları gibi düşük riskli enstrümanlara yatırım yapar. Bu yapı sayesinde fiyat oynaklığı son derece sınırlıdır ve yatırımcılar için sermaye korunumu ön plandadır. Fonlar günlük olarak fiyatlanır ve çoğu PPF’te T+0 veya T+1 valörle nakde dönüş mümkündür. Bu yönüyle, mevduata kıyasla operasyonel esneklik sağlar. Klasik vadeli mevduatta getiri, vade boyunca sabitlenirken; PPF’lerde getiri piyasa faizlerine paralel olarak dinamik şekilde güncellenir. Faiz artış dönemlerinde PPF’ler hızlı uyum sağlarken, mevduatta erken çıkış çoğu zaman faiz kaybı anlamına gelir. Ayrıca bankalar arası faiz farklılıkları nedeniyle mevduatta pazarlık gücü gerekirken, PPF’lerde profesyonel portföy yönetimi bu süreci yatırımcı adına üstlenir. Vergisel boyut da karar sürecinde önemlidir. Güncel düzenlemeye göre hem PPF’ler hem de mevduat getirileri %17,5 stopaj oranına tabidir. Bu nedenle vergi avantajı açısından taraflar eşitlenmiş durumdadır. Ancak PPF’lerde bileşik getiri etkisi ve günlük nemalanma, net performansı mevduata kıyasla daha rekabetçi hale getirebilmektedir. PPF’ler seçilirken; fon büyüklüğü, geçmiş istikrarlı performans, düşük yönetim gideri ve güçlü portföy yöneticisi gibi kriterler öne çıkarılmalıdır. Özellikle yüksek hacimli ve uzun süredir piyasada olan PPF’ler, nakit park etme stratejisi için kurumsal yatırımcıların da tercih ettiği araçlardır.

7 Nisan 2024

Para, Borsa, Hisse Senedi, Bireysel Emeklilik, Altın Kasası ve Ekonomi ile İlgili Güncel Bilgiler (YATIRIM 1)

Hiç yorum yok:
Para ve Ekonomi

Parasal konularda bildiğiniz gibi Para kategorisi altında birçok yazımı sizlerle paylaşıyorum. Hem güncel ekonomik veriler olsun hem de kullandığım ve deneyimlediğim tüm gelir çeşitlerini yazmaya devam edeceğim. Bu yazımda genel olarak kısa başlıklar ile Altın ve Altın Kasası hakkında genel bilgiler, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Dolar Altın ilişkisi, Borsa ve Temettü Hisseleri gibi birçok konuda sizlere kısa kısa bilgiler vereceğim. Son zamanlarda Kripto Paralara yatırımın azalması ve güvenin azalması ile birlikte Türkiye’deki birçok bireysel yatırımcı klasik Altın ve Döviz dışında Borsa İstanbul piyasasına yönelmiş durumdadır. Özellikle Finansal Özgürlük adı altında Temettü Hisseleri son zamanlarda çokça okunan ve herkesin takibinde olan konular arasına girmiştir. Şunu da söylememde fayda var; yakın zamanda Bitcoin ve kripto varlıklar her ne kadar artışa geçmiş gibi görünse de uzun bir süre Kripto varlıklara yatırım yapmayacağım. Kripto pazarı yerine BIST pazarını kesinlikle öneririm. Devlet güvencesinde bir pazar olan Borsa İstanbul en azından daha az risksiz bir yatırım aracıdır. Borsa İstanbul’da ufak ama daha az risk barındıran Halka Arz hisselerine de yatırım yapabilirsiniz. Halk Arz Yatırımı ile ilgili yazı yazmıştım detayları makalemden okuyabilirsiniz. Döviz ve Altın için öneri yapmam gerekirse; beş yıl gibi uzun vadeli yatırımlarda mutlaka 24 K Gram Altın yatırımı yapmanızı öneririm. Fakat hem ileride yurt dışı harcaması olsun hem bir iki senelik vadeler için Dolar ve Euro eş miktarda alarak Döviz yatırımı yapabilirsiniz. Aslında Altın dışında bir para birimine yatırım yapılmaması lazım fakat ülkemizin ekonomik koşulları ve paramızın değersizliği göz önünde bulundurduğunuzda bu durum maalesef Türkiye’de pek geçerli olmuyor. Ülkemizde Döviz aşırı dalgalanan ve baskı altında kalan bir yatırım aracına dönüşmüş oluyor. Giriş için güzel bir başlangıç yaptığımıza göre ile başlık olan Altın konusunu yazmak isterim.