7 Eylül 2026

100.000 TL ile Faizsiz Yatırım: Faiz Hassasiyeti Olanlar İçin Dengeli Portföy

Faizsiz Yatırım

Faiz Hassasiyeti olan yatırımcılar için birikimlerini değerlendirmek, yalnızca ne kadar getiri elde edileceğiyle ilgili değildir; paranın hangi finansal araçlarda ve hangi prensiplerle değerlendirildiği de en az getiri kadar önem taşır. Bu nedenle 100.000 TL’lik birikimi faizsiz finans yaklaşımıyla değerlendirmek isteyen bir yatırımcı için, portföyü tek bir araca bağlamak yerine farklı görevleri olan varlık gruplarına dağıtmak daha dengeli bir yaklaşım olabilir. Bu portföyde ilk ve en büyük payı, 50.000 TL ile kira sertifikaları ve katılım esaslı para piyasası araçlarına dayanan sukuk fonlarına ayırıyorum. İkinci bölümde 30.000 TL’yi külçe altın odaklı katılım fonlarına ayırarak portföyün değer koruma ve belirsizliklere karşı dayanıklılık tarafını güçlendiriyorum. Kalan 20.000 TL’yi ise altınla sınırlı kalmayan; gümüş, platin ve paladyum gibi farklı kıymetli metallere yatırım yapan katılım fonlarına ayırıyorum. Böylece 100.000 TL’lik birikim, faizsiz finans prensiplerine uygun bir çerçevede üç farklı yatırım fonksiyonuna bölünmüş oluyor. Buradaki amaç kısa vadede en yüksek getiriyi yakalamak değil; yatırım sürecinde istikrarı korurken, enflasyon ve kur gibi risklere karşı varlık çeşitlendirmesi sağlamak ve uzun vadeli büyüme potansiyelini muhafaza etmek. Özellikle faiz hassasiyeti bulunan yatırımcılar açısından bu yaklaşım, “paramı nerede değerlendirebilirim?” sorusuna daha sistematik bir cevap sunarken, portföyün tamamını tek bir piyasa hareketine bağımlı bırakmama avantajı da sağlıyor. Aynı zamanda bu dağılım, yatırımcının piyasa koşullarına göre portföyünü izleyebilmesine ve gerektiğinde oranları yeniden dengelemesine imkan tanır. Sukuk tarafı daha istikrarlı bir temel oluştururken, altın ve diğer kıymetli madenler farklı ekonomik senaryolarda portföyün savunma kapasitesini artırabilir. Bu nedenle faizsiz yatırım anlayışında benim için önemli olan, yalnızca ürünün faizsiz olması değil; portföyün bütününün bilinçli, ölçülü ve uzun vadeli bir stratejiyle yönetilmesidir.

Bu portföyün temelinde üç farklı görev üstlenen yatırım grubu bulunuyor. Kira sertifikaları, portföyün daha istikrarlı ve düzenli getiri hedefleyen çekirdeğini oluştururken, toplam portföydeki dalgalanmayı sınırlamaya yardımcı oluyor. Külçe altın odaklı yatırımlar, özellikle enflasyon, kur hareketleri ve ekonomik belirsizlik dönemlerinde birikimin satın alma gücünü korumaya yönelik güçlü bir savunma katmanı oluşturuyor. Çeşitlendirilmiş kıymetli maden yatırımları ise altının yanında gümüş, platin ve paladyum gibi farklı metallerden yararlanarak portföye ek çeşitlilik ve getiri potansiyeli kazandırıyor. Böylece portföyün bir bölümü istikrarı, bir bölümü değer korumayı, diğer bölümü ise çeşitlendirme ve büyüme potansiyelini üstleniyor. Faiz hassasiyeti olan yatırımcı açısından bu yaklaşımın en önemli avantajı ise, yatırım kararını yalnızca getiri beklentisiyle değil, finansal prensipler, risk yönetimi ve uzun vadeli sürdürülebilirlik çerçevesinde ele almasıdır.

Faizsiz Portföy Örneği

Faizsiz Portföy Örneği
* 50.000 TL PPKF Sukuk Fonu (Kira Sertifikası) & TEFAS Fon: TLV, TLK, AIS, ZPG, ZPO
* 30.000 TL Altın Fonu (Külçe Altın) & TEFAS Fon: KZL, KCR, NJF
* 20.000 TL Kıymetli Madenler Fonu (Gümüş, Altın, Platin, Paladyum) & TEFAS Fon: OTJ, KUT, KMN

* TLV Para Piyasası Katılım (TL) Fonu - TERA PORTFÖY.
* KZL Altın Katılım Fonu - KUVEYT TÜRK PORTFÖY.
* OTJ Kıymetli Madenler Katılım Fon Sepeti Fonu - OYAK PORTFÖY veya KUT Kıymetli Madenler Katılım Fonu - KUVEYT TÜRK PORTFÖY.

Burak AVCI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Makaleye Yorum ve Sorularınızı Bırakabilirsiniz.