21 Temmuz 2019

Yengeç Sendromu ve Türkiye

Yengeç Sendromu ve Türkiye

Yengeç Sendromu veya diğer adı yengeç sepeti sendromu; ben sahip değilsem sen de olamazsın. Ben başaramıyorsam sen de başaramazsın anlayışını ifade eder. Kısaca "yükselen kişiyi aşağıya çekme sendromu’dur.

Çıkış noktası: Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır. Çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya sorduğunda; “evet bir yengeç olsaydı kovadan rahatlıkla çıkabilirken, yengeç sayısı artınca sepetten çıkmak isteyen yengeçler diğer yengeçler tarafından aşağıya çekilir böylece sepetten hiçbir yengeç çıkamaz. İki ve daha fazla yengeci sepete atan kişi onların dışarı çıkamayacağını bilir. Bu yüzden yengeç kovalarının kapağı yoktur.” diye cevaplar.

Bu sendrom Türk halkı tarafında sıkça görülmektedir. Aziz Nesin'in bir kitabında Türk insanını anlatırken kullandığı örnektir. Özellikle metropol kentlerde çokça görülmektedir. Aşırı rekabet ve iş hırsı olan kişilerde bu sendrom genelde görülüyor.

Türk Şirketlerine ve Türk iş yapış biçimine baktığınızda da Ar-Ge faaliyeti olan iş veya şirket pek yoktur. Hizmet sektörü üzerine yoğunlaşan Türkler son yüz yılda Dünya çapında hiçbir bir markası yoktur. Örneğin Alman milleti iki tane Dünya savaşı yaşamasına rağmen Bugün Dünya çapında halen markaları var. Çünkü iş prensibi, planlama, çalışkanlık ve düzenlilik Alman milletinin genlerinde olan özelliklerdir.

Türkler ise birçok projeye başlar gibi yapıyor fakat gerisini getiremeyip sonlandırıyor ve hizmeti yabancılardan almaya devam ediyor.

Yengeçlerin sizi hedeflerinizden ve hayallerinizden uzaklaştırmalarına, üretkenliğinizi azaltmalarına izin vermeyin.

Burak AVCI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder