TERA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TERA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2026

2026'da Fon Yatırımında Yeni Dönem: %0 Stopajlı Fonlar, Net Getiri ve Yüksek Mevduat Alternatifi

Hiç yorum yok:
%0 Stopajlı Fonlar

2026 yılında yatırım fonları tarafında yaşanan en önemli gelişmelerden biri, stopaj avantajının artık fon seçiminde belirleyici hale gelmesi oldu. Uzun süre yatırımcıların odak noktası yalnızca "hangi fon daha çok kazandırdı?" sorusuyken, bugün aynı getiriyi sağlayan iki fon arasında vergi farkı ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü kâğıt üzerinde benzer performans gösteren fonların yatırımcıya bıraktığı net kazanç, uygulanan stopaj oranına göre değişiyor. Özellikle TEFAS'ta işlem gören hisse senedi yoğun fonlarda devam eden %0 stopaj avantajı, uzun vadeli yatırımcılar için göz ardı edilemeyecek bir unsur haline geldi. Birçok yatırımcı hâlâ "%0 stopaj demek hiç vergi yok mu?" sorusunu soruyor. Aslında burada durum oldukça net; hisse senedi yoğun fon statüsünü taşıyan ve ilgili mevzuat şartlarını sağlayan fonlardan elde edilen kazanç üzerinden satış anında gelir vergisi stopajı kesilmiyor. Buna karşılık stopaj oranı %17,5 olan fonlarda, elde edilen kârın belirli bir kısmı satış sırasında otomatik olarak vergi olarak tahsil ediliyor. Yani iki fon da %100 getiri sağlasa bile yatırımcının cebine giren tutar aynı olmuyor. Özellikle bileşik getirinin etkisinin arttığı uzun vadeli yatırımlarda bu fark yıllar içinde ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Bu nedenle fon seçiminde yalnızca geçmiş performansa değil, fonun vergisel yapısına, statüsüne ve yatırımcıya sunduğu net getiri potansiyeline de dikkat etmek gerekiyor. Son dönemde yatırımcıların yakından takip ettiği fonlar arasında PHE ve TTE, %0 stopaj avantajıyla öne çıkıyor. Pusula Portföy'ün yönettiği PHE (Hisse Senedi Yoğun Fon), popülerliği ve güçlü performansıyla dikkat çekerken; İş Portföy'ün teknoloji temalı TTE (BIST Teknoloji Ağırlık Sınırlamalı Endeksi Hisse Senedi Yoğun Fon) ise daha düşük yönetim ücretiyle yatırımcıların radarında bulunuyor.

18 Nisan 2026

Kontrollü Risk, Mevduat Üstü Performans: TEFAS Fon Değerlendirme Rehberi

Hiç yorum yok:
TEFAS Fon Değerlendirme Rehberi

Portföy yönetiminde doğru enstrüman seçimi, yalnızca getiriyi maksimize etmek değil aynı zamanda maliyetleri minimize ederek net performansı yukarı taşımak açısından kritik bir kaldıraçtır. Bu noktada TEFAS fonları, yatırımcıya hem ürün çeşitliliği hem de farklı risk profillerine uygun esnek çözümler sunar. Kısa vadeli nakit yönetiminde Para Piyasası Fonları (PPF), T+0 valör avantajı sayesinde likidite tarafında güçlü bir konumlanma sağlar; yatırımcı fonunu aynı gün nakde çevirebilir ve bu da operasyonel çeviklik yaratır. Bununla birlikte PPF’lerin yönetim giderleri düşük olsa da, özellikle son dönemde bazı borçlanma araçları fonları ve mutlak getiri hedefli fonların daha da düşük yıllık yönetim ücretleri sunduğu görülmektedir. Ancak burada kritik ayrım, maliyet ile getiri arasındaki dengedir. Borçlanma araçları fonları ve mutlak getiri fonları, düşük gider oranlarına rağmen genellikle daha temkinli veya sınırlı getiri stratejileri izlediğinden, birçok senaryoda PPF’nin sunduğu kısa vadeli yüksek likidite ve rekabetçi getirinin gerisinde kalabilmektedir. Mevduat faizi ise sabit ve öngörülebilir yapısıyla güvenli bir liman sunarken, likidite kısıtı ve fırsat maliyeti nedeniyle dinamik portföy yönetiminde ikinci planda kalır. Katılım tarafında yer alan PPKF’ler ise faizsiz hassasiyetlere hitap ederken, hem getiri hem de maliyet tarafında zaman zaman klasik PPF’lere göre daha düşük performans sergileyebilir. Dolayısıyla yatırımcı açısından burada temel strateji, yalnızca nominal getiriye değil; likidite, maliyet ve stratejik esneklik üçgenine bütüncül bakarak karar vermek olmalıdır. Bu perspektifte genel sıralama şu şekilde özetlenebilir: "PPF > Mevduat Faizi > PPKF"