PPF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PPF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2026

Altın Fonu, PPF, Nakit Akışı, Valör Disiplini ve Stratejik Eleme Yaklaşımı (YATIRIM 6)

Hiç yorum yok:
Altın Fonu, PPF, Nakit Akışı, Valör Disiplini ve Stratejik Eleme Yaklaşımı

Finansal özgürlük yolculuğunda en kritik eşik, sadece “nerede yatırım yapılacağı” değil, aynı zamanda “nereden bilinçli şekilde uzak durulacağıdır.” Bu makalede Yatırım 6 çerçevesinde; operasyonel risk yönetimi, likidite hassasiyeti ve maliyet optimizasyonu ekseninde oluşturduğum kişisel yatırım mimarisini paylaşıyorum. Stratejimin temelinde üç ana prensip var: kurum seçiciliği, düşük riskli nakit akışı üretimi ve valör disiplinine dayalı fon tercihi. Öncelikle “Ignored List” yaklaşımı, finansal ekosistemde kurumsal sürdürülebilirlik, operasyonel şeffaflık ve kullanıcı deneyimi kriterlerini karşılamayan yapılardan sistematik çıkışı ifade ediyor. Bu kapsamda bazı kurumlarla yollarımı ayırmış bulunuyorum. Bu bir “negatif tarama” modeli; sermayeyi koruma refleksi, getiri arayışından önce gelir. Nakit tarafında ise Para Piyasası Fonları (PPF) benim için kısa vadeli pasif gelir omurgasıdır. TEFAS’ta işlem gören ve düşük risk skalasında yer alan örnekler arasında Tera Portföy’ün TP2 fonu, Atlas Portföy’ün PSE fonu, MT Portföy ve Pusula Portföy öne çıkıyor. Burada kritik metrik; yıllık yönetim ücreti, sürdürülebilir getiri performansı ve valör “0” avantajıdır. Stopaj oranının mevduatla paralel seyretmesi, PPF’yi operasyonel olarak rekabetçi kılıyor. Faiz hassasiyeti olan yatırımcılar için Para Piyasası Katılım Fonları alternatif bir yapı sunuyor. Ak Portföy, Albaraka Portföy ve yine Tera Portföy çatısı altındaki katılım fonları; sukuk ve katılma hesapları üzerinden daha temkinli bir getiri üretim modeli sağlıyor. Temettü takvimi tarafında ise netim: temettü, strateji değil yan ürün olmalı. Örneğin ASELSAN veya TÜPRAŞ gibi şirketler temettü dağıtsa da, salt takvim kovalamak rasyonel değil. Son olarak altın fonlarında valör yönetimi kritik. Satış valörü 1 gün olan ve yönetim ücreti %2’nin altında kalan fonlar tercih sebebi. Kuveyt Türk Portföy, QNB Portföy, HSBC Portföy ve İş Portföy gibi yöneticiler bu segmentte dikkat çekiyor.

5 Ocak 2026

Para Piyasası Fonları (PPF) Nedir? TEFAS Üzerinden Fon Seçimi ve Stratejik İpuçları

Hiç yorum yok:
Para Piyasası Fonları (PPF)

Yüksek enflasyon ve dalgalı faiz ortamında, yatırımcıların nakit yönetimi ve kısa vadeli getiri optimizasyonu her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Bu noktada Para Piyasası Fonları (PPF), klasik vadeli mevduata güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Özellikle TEFAS üzerinden erişilebilen PPF’ler, likidite, şeffaflık ve rekabetçi getiri açısından dikkat çekici bir konumdadır. PPF’ler ağırlıklı olarak ters repo, devlet iç borçlanma senetleri, BIST repo piyasası işlemleri ve kısa vadeli kamu kağıtları gibi düşük riskli enstrümanlara yatırım yapar. Bu yapı sayesinde fiyat oynaklığı son derece sınırlıdır ve yatırımcılar için sermaye korunumu ön plandadır. Fonlar günlük olarak fiyatlanır ve çoğu PPF’te T+0 veya T+1 valörle nakde dönüş mümkündür. Bu yönüyle, mevduata kıyasla operasyonel esneklik sağlar. Klasik vadeli mevduatta getiri, vade boyunca sabitlenirken; PPF’lerde getiri piyasa faizlerine paralel olarak dinamik şekilde güncellenir. Faiz artış dönemlerinde PPF’ler hızlı uyum sağlarken, mevduatta erken çıkış çoğu zaman faiz kaybı anlamına gelir. Ayrıca bankalar arası faiz farklılıkları nedeniyle mevduatta pazarlık gücü gerekirken, PPF’lerde profesyonel portföy yönetimi bu süreci yatırımcı adına üstlenir. Vergisel boyut da karar sürecinde önemlidir. Güncel düzenlemeye göre hem PPF’ler hem de mevduat getirileri %17,5 stopaj oranına tabidir. Bu nedenle vergi avantajı açısından taraflar eşitlenmiş durumdadır. Ancak PPF’lerde bileşik getiri etkisi ve günlük nemalanma, net performansı mevduata kıyasla daha rekabetçi hale getirebilmektedir. PPF’ler seçilirken; fon büyüklüğü, geçmiş istikrarlı performans, düşük yönetim gideri ve güçlü portföy yöneticisi gibi kriterler öne çıkarılmalıdır. Özellikle yüksek hacimli ve uzun süredir piyasada olan PPF’ler, nakit park etme stratejisi için kurumsal yatırımcıların da tercih ettiği araçlardır.