Uçak iner, telefon açılır, ekranda hiçbir şey yoktur. Roaming kapalıysa harita çalışmaz, açıksa fatura sürpriz olur. Havalimanındaki bayi kuyruğu ve pasaport fotokopisi isteyen kayıt işlemi de tam o saatlerde en son isteyeceğiniz şeydir. Çözüm birkaç yıldır telefonun içinde duruyor. Esim Nedir sorusunun kısa cevabı şu: telefona gömülü dijital SIM. Kart yok, kargo yok, bayi yok. Paketi alıyorsunuz, e-postaya düşen QR kodu okutuyorsunuz, kurulum bitiyor. Kurulumu evde yapabilirsiniz. Paket genelde gittiğiniz ülkenin şebekesine ilk bağlandığında aktifleşir, yani günler öncesinden hazırlanmak mümkün.
10 Eylül 2026
Yurt Dışında eSIM Nedir? Nasıl Kullanılır ve Nasıl Alınır?
Uçak iner, telefon açılır, ekranda hiçbir şey yoktur. Roaming kapalıysa harita çalışmaz, açıksa fatura sürpriz olur. Havalimanındaki bayi kuyruğu ve pasaport fotokopisi isteyen kayıt işlemi de tam o saatlerde en son isteyeceğiniz şeydir. Çözüm birkaç yıldır telefonun içinde duruyor. Esim Nedir sorusunun kısa cevabı şu: telefona gömülü dijital SIM. Kart yok, kargo yok, bayi yok. Paketi alıyorsunuz, e-postaya düşen QR kodu okutuyorsunuz, kurulum bitiyor. Kurulumu evde yapabilirsiniz. Paket genelde gittiğiniz ülkenin şebekesine ilk bağlandığında aktifleşir, yani günler öncesinden hazırlanmak mümkün.
Categories:
Tavsiye
ORIS PULSE 3 Mango Mint Super Slims Sigara: Mango ve Nanenin Birleştiği Farklı Bir Sigara Deneyimi (Mango Aromalı)
ORIS PULSE 3 Mango Mint Super Slims Sigara, klasik sigara deneyiminden farklılaşmayı hedefleyen Super Slims formatındaki aromalı bir sigara olarak öne çıkıyor. Ürünün en dikkat çekici tarafı ise isminden de anlaşılacağı üzere mango ve nane aromalarının birlikte kullanılması. Paketin üzerinde “Mango Mint” ibaresinin yanı sıra “Switch On & Regular to Fresh” ve “Rub to Reveal the Aroma” ifadeleri yer alıyor. Bu detaylar, ürünün yalnızca tütün harmanına değil, aroma deneyimine de odaklandığını gösteriyor. Özellikle mango aroması, ürüne klasik tütün aromasından ayrılan tatlı, meyvemsi ve tropikal bir karakter kazandırırken, nane/mentol tarafı bu meyvemsi profile daha serin ve ferah bir içim hissi ekliyor. Böylece mango ile gelen tatlı ve aromatik yapı, nane ile dengelenerek daha canlı bir profil oluşturuyor. Paketin yan tarafındaki “Rub to Reveal the Aroma” ifadesi de aroma aktivasyonuna yönelik özel bir tasarım bulunduğunu gösteriyor. ORIS PULSE 3 Mango Mint'in bir diğer özelliği ise 4.0 mg katran ve 0.3 mg nikotin değerlerinin belirtilmesi. Ürün ayrıca “Premium American Blend” ibaresiyle Amerikan harmanı karakterine sahip bir tütün ürünü olarak konumlandırılıyor. Genel olarak bakıldığında ORIS PULSE 3 Mango Mint; ince sigara formatını, düşük emisyon değerlerini ve özellikle mango-nane aromatik kombinasyonunu bir araya getirerek klasik sigaralardan farklı, daha aromatik ve ferah bir içim profili sunmayı amaçlayan bir ürün görünümünde. Ürünün üretim bilgileri de dikkat çekici. Fotoğraflardaki pakette açıkça “Made in U.A.E.” ifadesi bulunuyor; hemen altında ise ürünün Almanya'daki marka sahibiyle yapılan düzenleme kapsamında üretildiği belirtiliyor. Bu nedenle ORIS PULSE 3 Mango Mint'i “Alman Üretimi” olarak tanımlamak yerine, Almanya bağlantılı marka/ticari hak sahipliğine sahip ve BAE'de üretilen bir ürün olarak ifade etmek daha doğru olacaktır.
7 Eylül 2026
100.000 TL ile Faizsiz Yatırım: Faiz Hassasiyeti Olanlar İçin Dengeli Portföy
Faiz Hassasiyeti olan yatırımcılar için birikimlerini değerlendirmek, yalnızca ne kadar getiri elde edileceğiyle ilgili değildir; paranın hangi finansal araçlarda ve hangi prensiplerle değerlendirildiği de en az getiri kadar önem taşır. Bu nedenle 100.000 TL’lik birikimi faizsiz finans yaklaşımıyla değerlendirmek isteyen bir yatırımcı için, portföyü tek bir araca bağlamak yerine farklı görevleri olan varlık gruplarına dağıtmak daha dengeli bir yaklaşım olabilir. Bu portföyde ilk ve en büyük payı, 50.000 TL ile kira sertifikaları ve katılım esaslı para piyasası araçlarına dayanan sukuk fonlarına ayırıyorum. İkinci bölümde 30.000 TL’yi külçe altın odaklı katılım fonlarına ayırarak portföyün değer koruma ve belirsizliklere karşı dayanıklılık tarafını güçlendiriyorum. Kalan 20.000 TL’yi ise altınla sınırlı kalmayan; gümüş, platin ve paladyum gibi farklı kıymetli metallere yatırım yapan katılım fonlarına ayırıyorum. Böylece 100.000 TL’lik birikim, faizsiz finans prensiplerine uygun bir çerçevede üç farklı yatırım fonksiyonuna bölünmüş oluyor. Buradaki amaç kısa vadede en yüksek getiriyi yakalamak değil; yatırım sürecinde istikrarı korurken, enflasyon ve kur gibi risklere karşı varlık çeşitlendirmesi sağlamak ve uzun vadeli büyüme potansiyelini muhafaza etmek. Özellikle faiz hassasiyeti bulunan yatırımcılar açısından bu yaklaşım, “paramı nerede değerlendirebilirim?” sorusuna daha sistematik bir cevap sunarken, portföyün tamamını tek bir piyasa hareketine bağımlı bırakmama avantajı da sağlıyor. Aynı zamanda bu dağılım, yatırımcının piyasa koşullarına göre portföyünü izleyebilmesine ve gerektiğinde oranları yeniden dengelemesine imkan tanır. Sukuk tarafı daha istikrarlı bir temel oluştururken, altın ve diğer kıymetli madenler farklı ekonomik senaryolarda portföyün savunma kapasitesini artırabilir. Bu nedenle faizsiz yatırım anlayışında benim için önemli olan, yalnızca ürünün faizsiz olması değil; portföyün bütününün bilinçli, ölçülü ve uzun vadeli bir stratejiyle yönetilmesidir.
6 Eylül 2026
Diyanet Vakfı Parasını Faizsiz Yatırımda Değerlendiriyor: TLK Fonu ve Sukuk Nedir? (Para Piyasası Katılım Fonu)
Türkiye Diyanet Vakfı’nın finansal varlıklarını nasıl değerlendirdiğine bakıldığında, faizsiz finans prensiplerinin yalnızca teorik bir tercih olmadığı görülüyor. 31 Ağustos 2026 tarihli fon sahipliği verisinde Türkiye Diyanet Vakfı’nın, Aktif Portföy Para Piyasası Katılım (TL) Fonu’nun, yani TLK’nın 1 milyar 221 milyon 339 bin 650 adet payını tuttuğu görülüyor. Bu miktar, fonun toplam 2 milyar 47 milyon 512 bin 415 adet payının yaklaşık %59,65’ine denk geliyor. Başka bir ifadeyle TLK fonundaki her 100 liralık payın yaklaşık 60 liralık kısmı Diyanet Vakfı’nın pozisyonunu temsil ediyor. Burada önemli nokta, bu yatırımın klasik faiz geliri elde edilen bir mevduat veya tahvil yatırımı olmaması. TLK bir “Para Piyasası Katılım Fonu” ve faizli araçlar yerine katılma hesapları, kira sertifikaları (Sukuk) ve katılım finansına uygun likidite işlemleri gibi araçlardan yararlanıyor. Fonun Şubat 2026 portföy raporunda aylık ortalamada %24,17 kira sertifikaları, %51,48 katılma hesabı ve %24,35 taahhütlü alış-satış işlemleri görülüyor. Dolayısıyla Diyanet Vakfı’nın parası finansal sistemin içinde çalışırken, seçilen fon yapısı faizsiz finans yaklaşımına göre kurgulanmış durumda. Bu tablo aynı zamanda katılım finans piyasasının artık yalnızca bireysel yatırımcıların kullandığı alternatif bir alan olmadığını, yüksek tutarlı kurumsal tasarrufların da bu kanalda değerlendirilebildiğini gösteriyor. Üstelik Diyanet gibi faaliyet alanı gereği faiz hassasiyeti yüksek bir kurumun böyle bir fonda büyük bir pozisyon taşıması, Türkiye’de faizsiz yatırım ürünlerinin kurumsal ölçekte ulaştığı hacim açısından da dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Bu nedenle TLK örneği, “faizsiz yatırım düşük getiri demektir” şeklindeki ezberin de yeniden sorgulanmasını sağlıyor. Buradaki kritik ayrım, getirinin hangi sözleşmeden ve ekonomik faaliyetten üretildiğidir; faizsiz finans araçlarında amaç, paranın faiz karşılığında borçlandırılması yerine ticari, varlığa dayalı veya ortaklık temelli yapılardan gelir elde etmesidir.
31 Ağustos 2026
The Odyssey 2026 Film İncelemesi: Christopher Nolan’ın Destanı ve IMAX Deneyimi
Christopher Nolan’ın 2026 yapımı The Odyssey’sini IMAX’te izledikten sonra film bende yalnızca görsel bir şölen duygusu bırakmadı; Homeros’un binlerce yıllık destanını, Truva Savaşı’nı ve sinemanın teknik sınırlarını aynı hikâyenin içinde yeniden düşünme fırsatı verdi. Matt Damon’ın canlandırdığı Odysseus, Truva’nın düşüşünün ardından İthaka’ya dönmeye çalışan bir kral olarak karşımıza çıkıyor; ancak bu dönüş, birkaç günlük bir yolculuk değil, tanrılar, denizler, yaratıklar, büyücüler ve insanın kendi zaaflarıyla örülü yaklaşık on yıllık bir sınava dönüşüyor. Hikâyenin arka planında ise Batı edebiyatının en meşhur savaşlarından biri bulunuyor: Yunan/Akha krallıkları ile Truva Krallığı arasındaki savaş. Geleneksel anlatıya göre çatışmanın fitilini, Truva Prensi Paris’in Sparta Kralı Menelaos’un eşi Helen’i Truva’ya götürmesi ateşliyor. Achilles, Hector, Agamemnon, Paris ve Odysseus gibi karakterler bu dünyanın merkezinde yer alıyor. Savaşın sonunda Odysseus’un zekâsıyla ilişkilendirilen Truva Atı planı, şehrin kapılarının içeriden açılmasını sağlıyor ve Truva düşüyor. The Odyssey ise tam bu noktadan sonra başlayan eve dönüş mücadelesini anlatıyor. Üstelik Nolan, bu hikâyeyi yalnızca anlatmakla kalmayıp onu mümkün olduğunca fiziksel, gerçek ve devasa hissettirmek için filmi tamamen IMAX film kameralarıyla çekti. Bu nedenle filmi IMAX’te izlemek, yalnızca daha büyük bir perdeye bakmak değil; görüntü oranı, ayrıntı, ışık, ses ve ölçek açısından tasarlanmış özel bir sinema deneyiminin parçası olmak anlamına geliyor. Benim için filmin asıl etkileyici tarafı da burada ortaya çıkıyor: Antik dünyanın devasa coğrafyası ile modern sinema teknolojisi birleşerek Odysseus’un yolculuğunu uzaktan izlenen bir maceradan çıkarıp fiziksel olarak deneyimlenen bir destana dönüştürüyor. Bu yazıda filmi, Truva Savaşı’nın hikâyesini, Truva Atı’nın efsanesini ve IMAX’in standart 2D ile ScreenX’ten farkını, spoiler sınırını koruyarak birlikte değerlendireceğim. ve neden bu filmde IMAX tercihinin anlamlı olduğunu anlatacağım.
Categories:
Film,
HillTown,
IMAX,
Paribu-Cineverse,
Sinema
28 Ağustos 2026
2026 Güncel Uzun Sigara Fiyatları: Standart Long Sigaralar ve Markalar
Türkiye’de 115 TL bandında satılan sigaralar arasında uzun ve standart format arayanlar için seçenekleri ayrı bir başlık altında değerlendirmek gerekiyor. Bu karşılaştırmada temel kriterimiz net: ürünün Long/Uzun formatta olması, standart çapta bulunması ve Slim ya da Slender kategorisine girmemesi. Çünkü uzun sigara denildiğinde yalnızca paketin üzerindeki “Long” ifadesine değil, ürünün gerçekten standart uzunlukta ve standart gövdeli olmasına odaklanıyoruz. Bu kapsamda 115 TL fiyat seviyesinde öne çıkan dört ürün; Tekel 2000 Mavi Uzun, Rothmans Blue Long, Monte Carlo Dark Blue Long ve LD Blue Long olarak sıralanabilir. Kişisel tercih ve içim karakteri elbette değişebilir; ancak fiyat, format ve ulaşılabilirlik açısından değerlendirdiğimizde Tekel 2000 Mavi Uzun ilk sırada, Rothmans Blue Long ikinci sırada, Monte Carlo Dark Blue Long üçüncü sırada ve LD Blue Long dördüncü sırada yer alıyor. Buradaki sıralama bir “en sağlıklı” veya “daha az zararlı” değerlendirmesi değildir; tüm tütün ürünleri ciddi sağlık riskleri taşır. Amacımız yalnızca aynı fiyat seviyesinde, uzun ve standart format arayan tüketicinin seçenekleri daha kolay görmesini sağlamak. Özellikle Slim, Slender ve benzeri ince ürünleri tercih etmeyenler için bu dört ürün, değerlendirmeyi daha sade hale getiriyor. Ayrıca fiyatların zaman içinde değişebileceğini ve ürünlerin bazı bölgelerde bulunurluğunun farklılık gösterebileceğini belirtmek gerekir. Dolayısıyla bu listeyi sabit bir fiyat garantisi olarak değil, güncel piyasa koşullarındaki bir karşılaştırma olarak görmek daha doğru olacaktır. Bu nedenle karşılaştırmada özellikle ürün adındaki Blue, Mavi, Dark Blue ve Long ifadelerini dikkate aldık; renk veya marka algısından çok, aranan fiziksel formatı esas aldık. Böylece standart uzun sigara arayanlar, ince ürünlerle vakit kaybetmeden doğrudan kendilerine uygun alternatifleri tek listede görebilir. ve fiyat avantajını çok daha net değerlendirebilir kolayca.
Categories:
Tobacco
26 Ağustos 2026
Apache JMeter REST API Token Yönetimi: Master-Slave Yapısında Token Kullanımı
Apache JMeter ile REST API performans testleri gerçekleştirirken kimlik doğrulama amacıyla kullanılan Bearer Token, JWT veya benzeri erişim tokenlarının nasıl yönetileceği özellikle distributed test mimarisinde önem kazanır. Master ve 4-5 slave makineden oluşan bir JMeter altyapısında tokenı doğrudan User Defined Variables üzerinden GUI'de tanımlamak operasyonel açıdan oldukça pratiktir. Örneğin master makinedeki test planında TOKEN isimli bir değişken oluşturup değerine gerçek tokenı yazabilir ve HTTP Header Manager içerisinde "Authorization: Bearer ${TOKEN}" şeklinde kullanabilirsiniz. Distributed test başlatıldığında JMeter test planını remote engine'lere gönderdiği için slave makinelerde ayrıca ayrı bir TOKEN değişkeni oluşturmanız veya her slave için ayrı bir text/CSV dosyası hazırlamanız gerekmez. Bu yaklaşım özellikle tüm slave makinelerin aynı REST API'ye, aynı kullanıcı hesabı veya aynı yetkilendirme tokenı ile eriştiği senaryolarda yönetimi ciddi şekilde kolaylaştırır. Token tek noktadan değiştirilir ve test planı üzerinden tüm remote engine'lere uygulanır. Ancak burada önemli bir güvenlik ayrımı vardır: Tokenı GUI'deki User Defined Variables alanına yazmak, tokenın güvenli şekilde saklandığı anlamına gelmez. Değer JMX test planının içerisinde bulunabileceğinden, JMX dosyasına erişebilen kişiler tokenı görebilir. Ayrıca test planının paylaşılması, versiyon kontrol sistemine alınması veya başka ortamlara taşınması durumunda tokenın da istemeden paylaşılması riski oluşur. Dolayısıyla GUI yöntemi operasyonel basitlik açısından avantajlı, ancak secret yönetimi açısından tek başına ideal değildir. Token değerini bir text veya CSV dosyasında tutmak ise test planı ile secret değerini birbirinden ayırma avantajı sağlar. JMX dosyasını açan kişi doğrudan token değerini görmez; test planında yalnızca ${TOKEN} değişkeni bulunur ve değer CSV Data Set Config gibi bir mekanizma üzerinden okunabilir. Ancak Distributed JMeter mimarisinde burada farklı bir operasyonel yük ortaya çıkar.
Categories:
Apache-JMeter,
API,
Performance-Testing,
Postman,
REST,
Testing,
TOKEN
24 Ağustos 2026
E-Bebek Mağazaları ve Kuponları: Uygun Fiyatlı Bebek Alışveriş Rehberi
E-Bebek, özellikle ilk kez anne ve baba olacak kişiler için bebek alışverişini oldukça kolaylaştıran mağazalardan biri olarak öne çıkıyor. Hamilelik döneminden itibaren ihtiyaç duyulabilecek pek çok ürünü tek bir yerde bulmak, alışveriş sürecinde ciddi bir kolaylık sağlıyor. Bebek mamasından bebek bezine, ıslak mendilden biberona, emzikten bebek bakım ürünlerine kadar günlük ihtiyaçların yanında; bebek arabası, oto koltuğu, mama sandalyesi, ana kucağı ve çeşitli bebek bakım ekipmanları gibi daha büyük ürün seçenekleri de bulunuyor. Bununla birlikte yalnızca bebeklere yönelik ürünlerle sınırlı kalmayıp anne adaylarının ve annelerin ihtiyaçlarına yönelik ürünler de sunuluyor. Oyuncak, tekstil, beslenme ürünleri, güvenlik ekipmanları ve kişisel bakım ürünleri gibi farklı kategorilerin aynı mağazada bulunması, özellikle yeni doğan hazırlığı yapan aileler açısından önemli bir avantaj. İlk defa bebek sahibi olacak kişiler için ihtiyaç listesini oluştururken E-Bebek'in geniş ürün yelpazesi oldukça kullanışlı olabilir. Fiyat açısından farklı bütçelere hitap eden ürün seçeneklerinin bulunması da alışverişi daha esnek hale getiriyor. Kampanyalar ve dönemsel indirimler takip edildiğinde temel ihtiyaçların daha uygun fiyatlarla karşılanması mümkün olabiliyor. Ayrıca ürün çeşitliliğinin geniş olması, farklı markaları ve alternatifleri karşılaştırarak ihtiyaçlara en uygun seçeneği bulmayı kolaylaştırıyor. Bu nedenle E-Bebek, bebeğin doğumundan önce yapılan hazırlıklardan doğum sonrasındaki düzenli alışverişlere kadar kullanılabilecek pratik ve kapsamlı bir alışveriş noktası olarak değerlendirilebilir. Özellikle doğum öncesinde hastane çantası, yenidoğan kıyafetleri, bakım ürünleri ve beslenme ekipmanları gibi birçok farklı ihtiyacın aynı alışveriş içerisinde tamamlanabilmesi, yeni ebeveynlerin hem zaman kazanmasına hem de eksik ürün bırakmamasına yardımcı oluyor. Bu açıdan bakıldığında mağaza, yeni ebeveynler için alışveriş sürecini daha planlı ve kontrollü hale getiriyor bir şekilde de oldukça.
16 Ağustos 2026
Petrol, Altın ve Bakır Yükselirse Hangi Fon Kazandırır? AES ve TGE, TPC İncelemesi
12 Ağustos 2026
Sekizinci Aile Dizisi: Konusu, Oyuncuları ve Benzer Diziler
Sekizinci Aile, Türk televizyon ve dijital platform komedileri arasında alışılmışın dışında bir aile hikâyesi anlatmasıyla dikkat çeken yapımlardan biri. Disney+ ekranlarında izleyiciyle buluşan dizi, Basmacıgil Ailesi’nin para, güç, hırs, aşk ve aile bağları arasında giderek büyüyen macerasını merkezine alıyor. Yönetmen koltuğunda Ali Atay’ın oturduğu yapımın oyuncu kadrosunda Haluk Bilginer, Hazal Kaya, Çağlar Çorumlu, Serkan Keskin, Ercan Kesal ve Ali Atay gibi birbirinden güçlü isimler bulunuyor. Dizinin en önemli özelliklerinden biri, klasik aile komedilerinden farklı olarak mizahı yalnızca günlük hayatın küçük çatışmaları üzerinden kurmaması. Aile üyelerinin ekonomik gücü arttıkça ilişkilerin, kararların ve çatışmaların da daha absürt bir hâle gelmesi, hikâyeye kendine özgü bir tempo kazandırıyor. Bu nedenle Sekizinci Aile’yi yalnızca bir komedi dizisi olarak değerlendirmek yerine, aile ilişkilerini güç, servet ve statü üzerinden hicveden modern bir kara mizah örneği olarak görmek mümkün. Özellikle güçlü oyuncu kadrosu, karakterlerin birbirinden farklı kişilikleri ve Ali Atay’ın kendine özgü mizah anlayışı dizinin öne çıkan tarafları arasında. İlk sezonun ardından izleyicilerin en çok merak ettiği konu ise Basmacıgil Ailesi’nin hikâyesinin devam edip etmeyeceğiydi. Ancak 2026 yılında ikinci sezon planlarının artan yapım ve oyuncu maliyetleri nedeniyle iptal edildiği açıklandı. Böylece dizi şimdilik tek sezonla sınırlı kaldı; buna rağmen kısa sürede farklı ve özgün bir komedi arayan izleyicilerin dikkatini çekmeyi başardı. Diziyi benzerlerinden ayıran nokta da tam olarak burada ortaya çıkıyor: sıradan bir ailenin günlük sorunlarını anlatmak yerine, servet ve gücün insan ilişkilerini nasıl değiştirebileceğini mizahi bir dille sorguluyor. Bu yönüyle özellikle absürt komedi sevenler için keyifli bir seyir deneyimi sunuyor ve karakterlerin çarpıcı dönüşümlerini de öne çıkarıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









